Aliya Izzetbagoviç, 8 Agustos 1925 yilinda Bosna-Hersek’in Samaç kasabasinda dünyaya geldi.
Osmanli ordusunda subay olan dedesi Aliya, 1868’de Belgrad’dan Samac kasabasina tayini üzerine, burada toprak satin alarak yerlesti.
Osmanli Sultani Abdulaziz döneminde bu bölgeye Sirplarin baskilarindan kaçan müslüman ailelerin yerlesmesi üzerine kasaba Aziziye adini aldi.
Aziziye’nin daha sonraki yillarda Hirvat milliyetçileri tarafindan isgal edilmesi üzerine müslümanlar buradan göçe zorlandilar, Aliya’nin ailesi de 1927’de Saraybosna’ya yerlesti.
Dinî terbiyesini, önce ailesinden, özellikle de annesinden alan Aliya, mahalle camisindeki sabah namazlarini ve hocanin okudugu Rahman suresini unutamadigini söylemekte, daha sonraki yillarda ise Ali Mütevellic’in yazdigi “Islam Isiginda” adli eseri ile Osman Nuri Haciç’in “Hz. Muhammed ve Kur’an” isimli eserlerinin, Islam’i anlamasinda önemli rolünün oldugunu ifade etmektedir.
Bir yanda, Hirvat Ustasalarinin , diger yandan Sirp Çetniklerinin saldirilari karsisinda Müslüman Bosnak halki, her seylerini birakip belli bölgelere çekilmisti.
Müslüman Bosnak halkinin varligini korumak amaciyla II. Dünya Savasindan önce, Bosnak, Arnavut ve diger Balkan müslümanlari tarafindan kurulan ’Mladi Muslimani’ ‘Genç Müslümanlar Teskilati’ kisa zamanda Avrupa’da örgütlenmeyi basardi.
Ortaögrenimini Saraybosna’da tamamlayan Aliya, henüz 16 yasindayken, yani II. Dünya Savasi sirasinda “Genç Müslümanlar Teskilati”ne üye oldu. Belgrad Üniversitesi’ne devam eden ve teskilatin önde gelenlerinden Tarik Muftiç, Esad Karadozoviç, Nusret Basagiç ve Emin Granov’la tanisti.
Aliya, Almanya’nin yardimiyla 1941’de kurulan Bagimsiz Hirvat Devleti’nin isgali altinda bulunan Saraybosna’da 1943’te liseyi bitirdi.
Hirvatlarin Aliya’yi askere almak istemesi üzerine Saraybosna’dan Gradaçac’a kaçti. O zaman kuzeydogu Bosna’nin bir kismini Müslüman milisler, diger bir kismini Sirp Çetnikler kontrol altinda tutuyordu.
1945’te Partizanlar (Tito’nun ordusu) Saraybosna’ya hakim olunca Aliya Saraybosna’ya geri döndü. Sirplar tarafindan zorla askere alindi.
Ikinci Dünya Savasi’ndan hemen sonra, henüz askerligi bitmeden 1 Mart 1946’da tutuklandi.
Iddianame’de Genç Müslümanlar Teskilati üyesi olmak, Tito’nun fikirlerini elestirmek ve onun fikirlerini devletlestirmek isteyen savasci önderler kabul edilen Partizanlar’a karsi muhalefet olusturmak ve Sovyet karsiti gizli propaganda yapmak gibi iddialar yer almisti. 1946 -1949 yillari arasinda Zenitsa, Stolac, Bele Cezaevi’da yatti.
Hitler ile isbirligi yapan Hirvat Ustasa’lari ile Sirp milliyetçiligini temel esas alan Draja Mihailoviç önderligindeki Çetniklere karsi elde edilen zaferden sonra devletini kuran Josef Broz Tito Yugoslavya topraklari içindeki müslüman nüfusun varligindan korkuyordu.
Müslümanlari yeni rejim içinde eritmeyi hedefleyen Tito, bu görüse engel olan tüm teskilatlari yasaklamis ve üyelerinin mahkum edilmesini emretmisti. Baslatilan bu kampanya sonucu cezaevleri müslümanlarla doldu.
Mladi Muslimanií (Genç Müslümanlar Teskilati) öncüsü çok sayida kisi agir cezalara çarptirildi.
Aliya’da Islamcilik suçlamasiyla 1949 yilinda bes yil agir hapis cezasina çarptirildi. Hapisten çiktiktan sonra, hukuk, ziraat, sanat ve bilim konularinda egitim gördü.
25 yil avukatlik ve bir insaat firmasinda yöneticilik yapti. “Genç Müslümanlar” teskilatinda aldiklari karar dogrultusunda, dinî egitim almaya baslayan Aliya Izzetbegoviç, Yugoslavya’da yayinlanan birçok dergi ve gazetenin yanisira, Islam dünyasinda da yazilar nesretti.
Bütün dünyada büyük bir yanki uyandiran en önemli eserleri 1970 yilinda kaleme aldigi ve dünya Müslümanlarini dirilise ve direnise çagiran “Islam Manifestosu” ile büyük kismini cezaevinde yazdigi ve 1980 yilinda tamamladigi “Dogu ile Bati Arasinda Islam” adli kitaplaridir.
Islami ve mücadele suurunu Mevdudi, Seyyit Kutup, Hasan El Benna ve Fazlurrahman gibi âlimlerin kitaplarindan edindigini belirten Izzetbegoviç’in entellektüel birikiminin zenginligini ve derinligini "Dogu ve Bati Arasinda Islam" adli eserinde görülmektedir.
Agustos 1983’te “Islam Manifestosu” kitabi delil gösterilerek birçok müslüman aydinla birlikte tutuklandi ve Mladi Müslümani örgütü yeniden örgütlemek suçlamasiyla 14 yil hapse çarptirildi.
Önce 12, arkasindan 9 yila indirilen cezasi, 1987’de, ‘yaptiginin hatali oldugunu söylemesi’ neticesinde çikarilacagi ifade edilmesine ragmen bu teklifi siddetle reddetti.
1988’de ise uluslararasi baskinin da etkisiyle ve Yugoslavya`nin dagilma süreci sirasinda ilan edilen af sonucu özgürlügüne kavustu.
1989’da, dogu blokunun dagildigi yil hapisten çikti. Henüz hapisteyken komünist blogun dagilacagini ifade eden Aliya, yakin arkadaslariyla beraber bu durumun kritigini yapmisti, nitekim çiktiktan bir müddet sonra Mart 1990 yilinda sanatçi arkadasi Saffet Iseviç ismini koydugu “Demokratik Hareket Partisi - Stranka Demokratske Akcije” SDA’yi kurdular.
Oybirligi ile ilk baskani seçilen Aliya, ölünceye dek genel baskan olarak kaldi. SDA Yugoslavya tarihinde en hizli örgütlenen parti oldu.
Henüz Bosnak, Sirp ve Hirvat ayriligi olmamisken, Yugoslavya’da yüz küsur parti vardi. SDA’nin kazandigi zaferler sayesinde Islam yeniden hayat bulmaya basladi.
Ilk seçimde oylarin % 33’ünü alarak 130 sandalyeli parlamentoda 42 Milletvekilligi kazandi. Bu Müslüman Bosnak halkinin ilk demokrasi zaferi oldu. Kisacasi yok edilmek istenen bir halkin kimligini ayaga kalkti.
1990 yilinda Islam Manifestosu`nu yeniden bastirdi. Bu kitap Izzetbegoviç`in Islâmi kimliginden ziyade, siyasi kararliliginin ve mücadelesinin bir simgesi oldu.
(6 cumhuriyet)
1991’de dagilma sürecine giren Yugoslavya’da Hirvatistan, Slovenya ve Makedonya parlamentolari bagimsizliklari resmen ilan ettiler.
Bunun ardindan, bir zamanlar devletin ortak ordusu olan “Yugoslavya Halk Ordusu” (JNA) kisa sürede Sirp ordusuna dönüserek önce 27 Haziran’da Slovenya’ya, sonra da Hirvatistan’a saldirdi.
3 Mart 1992 gerçeklesen referandumun sonuçlarindan yola çikilarak, Bosna-Hersek’in bagimsizligi ilan edildi. Söz konusu referandum Bosnali Sirplar tarafindan boykot edilmisti.
6 Nisan 1992 Avrupa Toplulugu Bakanlar Konseyi Bosna-Hersek’in bagimsizligini tanidi. Ayni gün Bosna Savasi basladi.
Izzetbegoviç, savasin ardindan, Bosna-Hersek’in Yugoslavya’dan bagimsizligini kazanmasinda büyük bir rol üstlenmis ve Bati dünyasi ile Islam ülkelerinin destegini kazanmisti.
Kasim 1990’da ikinci tur seçimlerde yüzde 44 oyla Bosna-Hersek’in ilk devlet baskani seçilen Izzetbegoviç, bu görevi 2000 yilindaki üçlü devlet baskanligi dönemine kadar sürdürdü.
Müslüman Bosnak, Hirvat ve Sirplardan olusan taraflar kadar Dayton antlasmasina imza koyan garantör ülkeler de, seçimin sonucunu merak ediyorlardi. 14 Eylül 1996’daki seçimlerde 24 ayri parti ve bagimsizlarla birlikte 3398 aday yaristi.
En çok oyu toplayan Aliya ikinci defa Cumhurbaskani seçildi. Sirp ve Hirvatlar tarafindan bölgeden kovulmak istenen müslümanlar verdikleri onurlu direnis sonunda hem bu bölgede kalmayi hem ülke yönetimini yeniden ele geçirmeyi basardilar.
Aliya 1998’e kadar Cumhurbaskanligi yapti. 13-14 Eylül 1998’da yapilan Devlet Baskanligi seçiminde Aliya’nin sahsinda müslüman Bosnak halki bu zaferi yenilemis oldu.
Özgür ve Demokrat Bosna Hersek adi altinda SDA (Demokratik Eylem Partisi), ZABIH (Hersey Bosna Için Partisi) ve LP (Liberal Parti)’den olusan seçim koalisyonu Aliya’yi Devlet Baskanligina aday gösterdi. Aliya Bosna Hersek Cumhurbaskanlik Konseyi Baskanligina seçildi.
Sirp aday Zivko Radisik ve Hirvat aday Ante Yelaviç, Aliya’ya yardimci olarak seçildiler.
Böylece Aliya, halki tarafindan kabul bulmus karizmatik lider oldugunu bir kere daha isbatlamis oldu.
Izzetbegoviç daha önce yaptigi açiklamalarda istifa gerekçesinin sadece saglik sorunlari olmadigini, Avrupa’nin kurdugu Bosna yönetiminin Müslümanlar’a baski uyguladigini ve kabul edilemeyecekleri tavizlere zorladigini dile getirmisti.
Cesaret ve kararliligiyla hemen herkesin dikkatini üzerinde toplayan Izzetbegoviç, bütün baskilara ragmen boyun egmeyen ve inandigini hiç çekinmeden her yerde savunan bir insandi.
Islamî kimligini her zaman ve mekanda sergilemekten çekinmeyen, inancindan taviz vermeyen bir sahsiyet idi.
Bu tavrini mahkemelerde yargiçlara karsi oldugu gibi birçok uluslararasi kurum ve kuruluslarin düzenledigi toplantilarda da ortaya koymustur.
Evet, o genç yasta baslattigi mücadelesini, asimile edilmek istenen milletini, Islam kültürüyle ayaga kaldirmaya çalisti.
Bu yüzyilin baslarinda Hind yarim kitasinda nasil Muhammed Ikbal Dogu Islami’nin derin ve siirsel bir solugu oldu ise, onun gibi ayni yüzyilin sonlarinda Izzetbegoviç de Bati Islami’nin solugu olmaya aday bilge bir kisiliktir.
Izzetbegoviç yakin tarihimizin en önemli ve seçkin Müslüman bilge düsünürlerinden biridir.
Mütevazi, ama onurlu bir kisiligi vardi. Elestiriye açikti. Hayati boyunca, ALLAH’a ve Islam’a göre sekillenen sahsiyetiyle, kendine olan güveniyle hep dik durmustu.
Aliya, mücadelesi ve siyasi kararliligi nedeniyle tüm Müslümanlarin kalbinde taht kurmustu.
Aliya, SDA’nin Genel Kurulu’ndaki veda konusmasinda sunlari söylüyordu:
"Bu günleri gösteren yüce Allah’a hamd ediyorum. Tarihimizi kanimizla yazdik. Evlerimiz yakilip yikildi.
Düsmanlarimiz mert degildi, alçakça katliamlar yaptilar. Yapilan katliamlari dünya simdilerde ortaya çikartilan toplu mezarlardan anlamaktadir.
Bu gerçekleri haykirmistik, duyan olmamisti. Tüm acilara ragmen çok sükür ayaktayiz. Yikilan ev ve camilerimizi yeniden insa ettik. Sehitlerimizi rahmetle aniyoruz.
Onlarla insallah cennet’de bulusacagiz, onlari Allah’in ve meleklerinin huzurunda sanli direnislerinden dolayi kutlayacagiz.
Gelinen noktada hersey bitmis degil, yeni basliyoruz. Baslattigimiz mücadelede eksiklikler olmasina ragmen bir yerlere geldik.
Bundan sonra görev sizlerindir. Ilerleyen yasim ve sihhatim nedeniyle aktif siyaseti birakiyor, bir nefer olarak ömrümü halkima hizmet etmek isteyen siyasilere destekle yasayacagim.
Allah’a hamd ediyorum ki bugün elimdeki dalgalanan bayragi teslim edecegim inanmis yüzbinler var.
Artik Bosna Hersek hür ve bayragimiz kendi topraklarimizda dalgalaniyor. Selam sana ey halkim."
“Çektigimiz zulümleri imanimizla gögüsledik”, “Hayat kisa degil, ben onu uzun buluyorum.” diyen, Islam dünyasi için bir model lider olan Bilge Kral Aliya Izzetbegoviç, 78 yasinda Saraybosna hastanesinde 19 Ekim 2003’te vefat etti